TURAN YAZAN

Tarih: 10.02.2026 02:50

Yap-İşlet-Devret: Devlet Kazandı mı, Vatandaş Kaybetti mi?

Facebook Twitter Linked-in

Yap-İşlet-Devret…
Adı bile umutla başlıyor. Yapılacak, işletilecek, sonra devredilecek. Devlet kasasından para çıkmayacak, özel sektör risk alacak, vatandaş modern altyapıya kavuşacak. Kâğıt üstünde her şey makul. Peki gerçek hayatta tablo böyle mi?

Asıl soru şu:
Bu model sonunda devlet mi kazandı, yoksa vatandaş mı kaybetti?

YİD projeleriyle köprüler yapıldı, otoyollar açıldı, havalimanları yükseldi. Kimse bunu inkâr edemez. Altyapı ihtiyacı hızlı karşılandı, kamu borcu ilk aşamada şişmedi. Ancak mesele yapılan eser değil; bedelinin kim tarafından ve nasıl ödendiği.

Sorun tam burada başlıyor.

Birçok projede verilen kullanım garantileri, özel sektör için güvenceye, kamu için ise riskin devralınmasına dönüştü. Köprüden yeterince araç geçmezse, otoyol boş kalırsa ya da havalimanı beklenen yolcuyu bulamazsa… fark Hazine’den karşılandı. Yani vatandaşın vergilerinden.

Bu noktada şu soru kaçınılmaz:
Risk kimin?

Özel sektör “işletiyor” ama zarar etmiyor.
Vatandaş “kullanmıyor” ama ödüyor.

Üstelik bu garantilerin önemli bir kısmı döviz üzerinden verildi. Kur yükseldikçe fatura da büyüdü. Vatandaşın geliri TL, yükümlülükler döviz. Bu denge uzun vadede sürdürülebilir mi, tartışılır.

Bir diğer mesele ise şeffaflık. Sözleşmelerin ayrıntılarına ulaşmak zor. Garanti rakamları, revizyonlar, süre uzatımları kamuoyunda net biçimde tartışılmıyor. Oysa bu projelerin bedelini ödeyen halkın, detayları bilmeye hakkı var.

Savunanlar “Ama bu projeler olmasaydı yapılamazdı” diyor.
Doğru olabilir.
Ancak karşı soru da haklı:
“Bu şartlarla mı yapılmalıydı?”

Yap-İşlet-Devret modeli başlı başına kötü değildir. Dünyada örnekleri var. Sorun modelin kime göre ve nasıl uygulandığıdır. Riskin özel sektörde, yükün kamuda olduğu bir sistemde denge bozulur. Bu da adalet duygusunu zedeler.

Vatandaş bugün şunu hissediyor:
Kullanamadığı köprünün parasını ödüyor,
Gitmediği yolun bedelini karşılıyor,
Düşmediği hastanenin garantisini finanse ediyor.

Bu hissiyat bile tek başına ciddi bir sorundur.

Belki de artık meseleyi sloganlarla değil, soğukkanlı bir muhasebeyle ele almak gerekiyor.
Bu projeler kime ne kazandırdı?
Uzun vadede devletin yükü ne olacak?
Vatandaşın sırtındaki fatura ne kadar sürdürülebilir?

Yap-İşlet-Devret mi yaptık,
yoksa Öde-Kullanmasan da-Devret mi?

Cevap net değil.
Ama soru sorulmadan doğruya da ulaşılamaz.

Saygılarımla,Turan YAZAN


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —