Adnan İLTER

Tarih: 13.01.2026 13:27

İran’da Sokakların Sessiz Mesajı

Facebook Twitter Linked-in

Sokaklara yansıyan bu tablo, yıllardır bastırılan özgürlük, adalet ve demokrasi taleplerinin artık görünür hâle gelmesidir.

Bu nedenle yaşananlar, ani duygusal patlamalardan çok; akıl, sağduyu ve dikkatle ele alınması gereken bir sürece işaret etmektedir.

Bugüne kadar protestoların büyük ölçüde kontrollü ve bilinçli biçimde gerçekleşmesi, sürecin en kıymetli yönlerinden biridir. Tarih defalarca göstermiştir ki; hak arayışlarının meşruiyeti, şiddetten ve provokasyondan uzak durulduğu ölçüde güçlenir.

Kitlelerin içine sızabilecek her türlü provokatif girişim, haklı talepleri gölgeler ve süreci bambaşka mecralara sürükler.

Bu nedenle protestoların barışçıl karakterinin korunması, taleplerin kendisi kadar hayati önemdedir.

Ancak asıl mesele burada bitmiyor.
İran yönetiminin artık görmezden gelemeyeceği çok açık bir gerçek vardır: Kadınlar ve gençler yalnızca bireysel özgürlükler talep etmiyor.

Onurlu bir yaşam, söz hakkı ve demokratik bir gelecek istiyorlar. Bu talepler ne marjinaldir ne de dış müdahalelerin ürünüdür. Aksine, toplumun en dinamik ve üretken kesimlerinin doğal beklentileridir.

Kadınların kamusal alanda var olma mücadelesi ile gençlerin gelecek kaygısı, herhangi bir ülkenin “iç meselesi” olarak daraltılamaz.

Bu talepler, evrensel insan hakları başlığı altında değerlendirilmelidir.

Baskı politikaları, güvenlikçi refleksler ve sert müdahaleler sorunları çözmez; tam tersine derinleştirir.

Toplumsal talepler bastırıldıkça değil, dinlendikçe ve karşılık buldukça istikrar mümkün olur.

Bugün İran sokaklarında yükselen ses, bir yıkım çağrısı değildir. Bu ses, duyulma isteğidir. Susturulmak değil, anlaşılmak istemektedir.

Bu sesi anlamaya çalışmak; yalnızca toplumsal barış için değil, ülkenin geleceği için de en sağlıklı yoldur.

Unutulmamalıdır ki;
Gerçek güvenlik, korkuyla değil adaletle sağlanır. Gerçek istikrar, baskıyla değil katılımla kurulur. Ve hiçbir toplum, kadınlarını ve gençlerini yok sayarak güçlü kalamaz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —