Bir çağın fotoğrafını çekmek istesek, herhalde ilk karede sessizlik olmazdı.
Bağıran siyaset, bağıran ekranlar, bağıran sosyal medya…
Herkes konuşuyor ama kimse dinlemiyor.
Gündem artık bilgiyle değil, hızla akıyor.
Daha sabah konuştuğumuz mesele, akşam unutuluyor.
Dün tepki verdiğimiz olayın yerini bugün başka bir kriz alıyor.
Toplum olarak düşünmeye değil, refleks göstermeye alışıyoruz.
Oysa refleks adalet üretmez.
Refleks çözüm üretmez.
Refleks sadece öfke üretir.
Bugün en büyük sorunumuz belki de fikir ayrılığı değil;
fikre tahammülsüzlük.
Birbirimizi dinlemek yerine etiketliyoruz.
Anlamak yerine taraf seçiyoruz.
Sorunları çözmek yerine kazanan-kaybeden oyunu oynuyoruz.
Ekonomiden eğitime, trafikten çevreye kadar her başlık aslında ortak bir akla ihtiyaç duyuyor.
Ama ortak akıl, ortak sabır ister.
Sabır ise bu çağın en nadir bulunan değeri.
Belki de biraz yavaşlamalıyız.
Her habere öfkelenmeden önce bir nefes almalıyız.
Her cümleye cevap yetiştirmek yerine bir cümleyi anlamaya çalışmalıyız.
Çünkü toplumlar bağırarak değil, konuşarak büyür.
Demokrasi öfkeyle değil, sağduyuyla güçlenir.
Ve en önemlisi; gelecek, en çok sakin kalabilenlerin omuzlarında yükselir.
Bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla ses değil,
daha fazla vicdan.
Geceye bir cümle bırakalım:
Haklı olmak kolay, adil olmak zor.
Ama bu ülkenin ihtiyacı haklılar değil, adiller.
Saygılarımla,Turan YAZAN