Hayatın en kırılgan anlarında kapısını çaldığımız bir meslek vardır: hekimlik. İnsanların en çaresiz olduğu anlarda umut olmak, bazen bir hayatı kurtarmak, bazen de bir aileye yeniden nefes vermek… İşte hekimliğin özü budur.
Her yıl 14 Mart’ta kutlanan Tıp Bayramı, yalnızca bir meslek gününden ibaret değildir. Bu gün, insan hayatını korumayı kendine görev edinmiş sağlık çalışanlarının emeğini ve fedakârlığını hatırlama günüdür.
Bir hastanenin koridorlarında sabaha kadar yanan ışıklar, sadece elektrikten ibaret değildir. O ışıkların ardında uykusuz geçen nöbetler, zor kararlar ve büyük sorumluluklar vardır. Bir doktorun attığı her adımın arkasında yılların emeği, sabrı ve insan sevgisi bulunur.
Son yıllarda sağlık çalışanlarının ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığını hep birlikte daha iyi gördük. Zor zamanlarda toplumun yanında dimdik duran hekimler ve tüm sağlık çalışanları, aslında sessiz kahramanlar olarak görevlerini sürdürdüler.
Elbette sağlık sistemi de toplum gibi kusursuz değildir. Zorluklar, yoğunluk ve zaman zaman yaşanan sorunlar vardır. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: Sağlık çalışanları, her gün insanların hayatına dokunmak için mücadele eden insanlardır.
Bugün bir teşekkür günü…
Bir saygı günü…
Ve belki de en önemlisi, insan hayatına adanmış bir mesleğin değerini hatırlama günüdür.
Bu vesileyle, insan hayatını korumayı meslek edinmiş tüm hekimlerin ve sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyor, emekleri için minnet ve saygılarımı sunuyorum.
Turan YAZAN