Enver GÜLER


NANKÖRLÜK BİR KARAKTER BOZUKLUĞUDUR.!

Menfaat bitince vefa susar, nankörlük konuşur. Sessizlik, kim dost kim fırsatçı netleştiğinde başlar. İnsan, duvar dibinde kimin gerçekten yanında olduğunu öğrenir.


Nankör insanların hepsi birbirine benzer.
Menfaatleri bittiği gün, utanmadan dönüp sorarlar:

“Sen benim için ne yaptın?”

Bu soru, aslında en büyük itiraftır.

Çünkü nankörlük; emeği inkâr etmenin, vefayı yok saymanın ve vicdanı rafa kaldırmanın adıdır.

Yapılanı görmezden gelmek değil sadece…
İşine gelmeyeni silip atmaktır.

Hayat bazen insanı bir duvar dibine oturtur.

Konuşmazsın.

Anlatmazsın.

Çünkü anlatsan da anlamayacak olanlarla tartışmanın bir anlamı yoktur.

O noktada susmak, en ağır cevaptır.
Sessizlik korkaklık değildir.

Aksine, karakteri tartma yöntemidir.
Kim yanındadır, kim sadece cebindedir…

Kim dosttur, kim fırsatçı…

Zaman acımasızdır ama adildir; hepsini tek tek ortaya çıkarır.

Menfaat insanı bir arada tutar,

Vefa insanı insan yapar.

Menfaat bitince arkasını dönenler,

Aslında en başından beri arkadan gelenlerdir.

Bugün seni yok sayanlar,

Yarın senin duruşuna bakıp konuşmaya cesaret edemez.

Çünkü omurgasızlık geçicidir sanırlar ama
İnsan bir kere eğild mi, bir daha doğrulamaz.
Bu bir uyarıdır:

Herkes dost değildir.

Herkes “biz” demez.

Bazıları sadece kendi çıkarını “biz” diye pazarlamayı bilir.

Ve şunu iyi bilin:

Duvar dibinde oturmayı öğrenen insan,

Kiminle ayağa kalkacağını da bilir.

Nankörlere verilecek en ağır ceza;

Onları ciddiye almamaktır.

Vefa lüks değildir.

İnsan olmanın asgari şartıdır.