Bir ülkenin hem içeride güçlü hem dışarıda itibarlı olmasının yolu; aklın, bilimin ve hukukun rehberliğinden geçer. İşte bu yolun adı laikliktir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bir medeniyet tercihidir. Bu tercihin temel harcı ise laikliktir.
Laiklik; din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alırken, devlet yönetimini akla ve bilime dayandırır. Devleti kutsal alanın değil, millet
iradesinin temsilcisi yapar.
Laiklik Neyi Korur?
Laiklik;
İnananı da inanmayanı da,
Farklı mezhep ve inanç gruplarını da,
Aynı inancı paylaşan yurttaşları da
eşit yurttaşlık paydasında buluşturur.
Laiklik, bir inancı bastırmak değil; hiçbir inancın devlet gücüyle diğerine üstünlük kurmasına izin vermemektir. Devletin dini adalettir; pusulası
hukuktur.
Dinî Günler ve Siyaset
Din, bireyin vicdan alanıdır. Kutsal günler; manevi arınmanın, dayanışmanın, paylaşmanın günleridir. Bu günleri siyasal propaganda malzemesi yapmak; hem inancın ruhuna hem Cumhuriyet’in felsefesine aykırıdır.
Cumhuriyet’in kuruluş amacı; dini siyasetin aracı yapmak değil, bireyin özgürce yaşamasını sağlamaktır. Bu çerçevenin dışına çıkma çabaları, toplumsal birlikteliği zedeler.
Önceliğimiz Ne Olmalı?
Bir ülkenin asıl gündemi;
Sanayi ve üretim,
Tarım ve gıda güvenliği,
Turizm ve hizmet sektörü,
Eğitimde kalite,
Kültür ve sanatın gelişimi olmalıdır.
Laiklik; bu alanlarda ilerlemenin ön şartıdır. Çünkü bilimsel eğitim olmadan üretim olmaz. Üretim olmadan refah olmaz. Refah olmadan huzur olmaz.
Eğer gençlerimizi çağın gerektirdiği donanımla yetiştirmek istiyorsak; müfredatımızı bilime dayandırmak, üniversitelerimizi özgür bırakmak, sanatçıyı ve üreticiyi desteklemek zorundayız.
Laiklik, kalkınmanın düşmanı değil; en büyük teminatıdır.
Ortak Akıl ve Vatandaşlık Bilinci
Vatandaşlık; ortak akılda buluşabilme erdemidir. Cumhuriyet, bu ortak aklın ürünüdür. Farklılıklarımızı zenginlik sayarak, hukukun üstünlüğünde birleşerek güçlü olabiliriz.
Yurtta refah istiyorsak; üretmeliyiz.
Dünyada saygınlık istiyorsak; hukuk devletini tavizsiz işletmeliyiz.
Laiklik; bu iki hedefin de temelidir.
Cumhuriyet’in harcını zayıflatmak, binayı riske atmaktır.Harç sağlam olursa; duvarlar da sağlam olur.
Türkiye’nin yolu; akıldan, bilimden ve laik Cumhuriyet ilkesinden geçer.



