Adnan İLTER


Laiklik: Cumhuriyet’in Harcı, Geleceğin Teminatıdır.

Yurtta zenginlik ve refah, dünyada saygınlık.


Bir ülkenin hem içeride güçlü hem dışarıda itibarlı olmasının yolu; aklın, bilimin ve hukukun rehberliğinden geçer. İşte bu yolun adı laikliktir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; bir medeniyet tercihidir. Bu tercihin temel harcı ise laikliktir.

Laiklik; din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alırken, devlet yönetimini akla ve bilime dayandırır. Devleti kutsal alanın değil, millet 
iradesinin temsilcisi yapar.

Laiklik Neyi Korur?

Laiklik;

İnananı da inanmayanı da,

Farklı mezhep ve inanç gruplarını da,

Aynı inancı paylaşan yurttaşları da
eşit yurttaşlık paydasında buluşturur.

Laiklik, bir inancı bastırmak değil; hiçbir inancın devlet gücüyle diğerine üstünlük kurmasına izin vermemektir. Devletin dini adalettir; pusulası 
hukuktur.

Dinî Günler ve Siyaset

Din, bireyin vicdan alanıdır. Kutsal günler; manevi arınmanın, dayanışmanın, paylaşmanın günleridir. Bu günleri siyasal propaganda malzemesi yapmak; hem inancın ruhuna hem Cumhuriyet’in felsefesine aykırıdır.

Cumhuriyet’in kuruluş amacı; dini siyasetin aracı yapmak değil, bireyin özgürce yaşamasını sağlamaktır. Bu çerçevenin dışına çıkma çabaları, toplumsal birlikteliği zedeler.

Önceliğimiz Ne Olmalı?

Bir ülkenin asıl gündemi;

Sanayi ve üretim,

Tarım ve gıda güvenliği,

Turizm ve hizmet sektörü,
Eğitimde kalite,

Kültür ve sanatın gelişimi olmalıdır.

Laiklik; bu alanlarda ilerlemenin ön şartıdır. Çünkü bilimsel eğitim olmadan üretim olmaz. Üretim olmadan refah olmaz. Refah olmadan huzur olmaz.

Eğer gençlerimizi çağın gerektirdiği donanımla yetiştirmek istiyorsak; müfredatımızı bilime dayandırmak, üniversitelerimizi özgür bırakmak, sanatçıyı ve üreticiyi desteklemek zorundayız.
Laiklik, kalkınmanın düşmanı değil; en büyük teminatıdır.

Ortak Akıl ve Vatandaşlık Bilinci

Vatandaşlık; ortak akılda buluşabilme erdemidir. Cumhuriyet, bu ortak aklın ürünüdür. Farklılıklarımızı zenginlik sayarak, hukukun üstünlüğünde birleşerek güçlü olabiliriz.

Yurtta refah istiyorsak; üretmeliyiz.
Dünyada saygınlık istiyorsak; hukuk devletini tavizsiz işletmeliyiz.

Laiklik; bu iki hedefin de temelidir.

Cumhuriyet’in harcını zayıflatmak, binayı riske atmaktır.Harç sağlam olursa; duvarlar da sağlam olur.

Türkiye’nin yolu; akıldan, bilimden ve laik Cumhuriyet ilkesinden geçer.