Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 27. Dönem Milletvekili Yıldırım Kaya ile Cumhuriyet, eğitim ve laiklik üzerine söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan Kaya, “Ahmet Başkan, sadece Tepebaşı halkıyla değil, Eskişehir’le bütünleşmiş” dedi.
Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye; Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP 27. Dönem Milletvekili Yıldırım Kaya, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Figen Kahya, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Etkinliğin açılışında konuşma yapan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Yıldırım Kaya'nın değerli bir dost olduğunu belirterek, onu ağırlamaktan duyduğu onuru ifade etti. Ataç, katılan herkese teşekkürlerini sundu.
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Yıldırım Kaya'yı dinlemek için sabırsızlandıklarını söyledi. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
“Ahmet Başkan, sadece Tepebaşı halkıyla değil, Eskişehir’le bütünleşmiş”
Söyleşi öncesinde konuşan Yıldırım Kaya, Eskişehir'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kaya, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'a teşekkür ederek, onun şehirle bütünleştiğini söyledi. Kaya, Cumhuriyet'in 100. Yılı için yapılan Sonsuz Cumhuriyet Anıtı'nı örnek göstererek, bu tür dayanışma eserlerinin çok kıymetli olduğunu vurguladı.
“Laiklik uzun yıllardır bilinçli biçimde daraltıldı”
Yıldırım Kaya, söyleşide laiklik konusuna odaklandı. Laikliğin, insan onurunu esas alan bir özgürleşme projesi olduğunu belirten Kaya, bu kavramın uzun yıllardır bilinçli şekilde daraltıldığını ve çarpıtıldığını ifade etti. Kaya, Mustafa Kemal Atatürk'ün düşünce dünyasının Fransız Devrimi gibi akımlardan etkilendiğini, ancak Cumhuriyet'i kurarken bu birikimi Anadolu gerçekliğiyle buluşturduğunu söyledi. Laikliğin Cumhuriyet'in süsü değil, taşıyıcı kolonu olduğunu vurguladı.
“Bugün laikliğe karşı yürütülen saldırıların hiçbiri tesadüf değildir”
Kaya, laikliğin en çok okulda hayata geçtiğini veya geçmediğini söyleyerek, eğitimdeki krizin temelinde bu durumun yattığını belirtti. İlkokul birinci ve ikinci sınıf öğrencilerine verilen gelişim belgelerinden Atatürk'ün kaldırılması örneğini veren Kaya, bu tür saldırıların tesadüf olmadığını, laikliğin sorgulayan yurttaşı öne çıkardığını için hedef alındığını savundu. Laikliği savunmanın, çocukların geleceğine sahip çıkmak olduğunu ifade etti.
“Bu kitabı, sözün gölgesinde bırakılan yerlerden geleceği kurmak için yazdık”
Yıldırım Kaya, "Sözün Gölgesinde" adlı kitabından bahsetti. Kitabın yalnızca bir eser olmadığını, eğitim, kadın hakları, çevre mücadelesi ve insan hakları gibi konuları bir bütün olarak ele aldığını anlattı. Kitabın gelirini Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne bağışladığını belirten Kaya, kız çocuklarının eğitiminin Cumhuriyet'in geleceği için hayati olduğunu vurguladı.
Söyleşinin ardından Yıldırım Kaya, katılımcıların sorularını cevaplandırdı ve “Sözün Gölgesinde” adlı kitabını okurları için imzaladı.